Türkiye'de, engelli bireylerin eğitim haklarına erişim konusunda önemli adımlar atılmakta ve bu doğrultuda çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu'na sunduğu verilerle, engelli bireylerin eğitimdeki durumuna dair önemli bilgiler paylaşmıştır. Bu sunuma göre, açık öğretim okullarında 2025-2026 eğitim öğretim döneminde 7 bin 386 engelli öğrencinin kaydı bulunmaktadır. Bu sayı, açık öğretim sisteminin, özel eğitim ihtiyacı olan bireylere sunduğu imkanları ve erişim fırsatlarını gözler önüne sermektedir.
Açık öğretim okullarında eğitim gören engelli öğrencilerin çoğunluğu, açık öğretim lisesi kademesinde yer almaktadır. Bu bağlamda, 6 bin 651 öğrencinin açık öğretim lisesinde, 735 öğrencinin ise açık öğretim ortaokulunda eğitim aldığı belirtilmektedir. Ayrıca, mesleki açık öğretim lisesinde 140 engelli öğrenci, açık öğretim imam hatip lisesinde ise 159 öğrenci eğitimlerine devam etmektedir. Bu rakamlar, açık öğretim sisteminin, engelli bireylerin eğitim ihtiyaçlarını karşılamak için ne denli geniş bir kapsama sahip olduğunu göstermektedir. Eğitim programlarının çeşitlenmesi, engelli bireylerin farklı alanlarda kendilerini geliştirmelerine olanak tanımaktadır.
Yürütülen bu çalışmalar, engelli bireylerin eğitim haklarına tam anlamıyla erişimini desteklemek amacıyla kararlılıkla sürdürülmektedir. MEB, bu kapsamda eğitim programlarının sayısını artırarak, her engel türündeki bireylerin erişimine uygun içerikler hazırlamaktadır. Böylece, engelli öğrencilerin eğitim sürecinde karşılaştıkları zorlukların azaltılması hedeflenmektedir. Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için daha kapsayıcı bir eğitim sistemi oluşturulması, bu bireylerin topluma kazandırılması açısından büyük önem taşımaktadır.
Açık öğretim okullarında en fazla ortopedik engelli grubunun bulunduğu gözlemlenmektedir. 2 bin 42 ortopedik engelli öğrenci, açık öğretim okullarında eğitim görmekteyken; hafif zihinsel engelli olarak kaydedilen 1605 öğrenci, ruhsal ve duygusal bozukluğu olan 898 öğrenci de eğitim almaktadır. Ayrıca, 752 görme engelli ve 659 işitme engelli öğrenci ile diğer engel gruplarından 1052 öğrenci, açık öğretim okullarında eğitimlerini sürdürmektedir. Bu çeşitlilik, açık öğretim sisteminin engelli bireylere sunduğu eğitim olanaklarının genişliğini göstermektedir.
Ancak, son üç eğitim-öğretim yılı içerisinde açık öğretim okullarında kayıtlı engelli öğrenci sayısında kademeli bir azalma yaşanmaktadır. 2023-2024 eğitim-öğretim yılında bu okullarda 8 bin 397 engelli öğrenci kayıtlıyken, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında bu rakamın 7 bin 901'e, 2025-2026 yılında ise 7 bin 386'ya düştüğü görülmektedir. Bu durum, engelli öğrencilerin örgün eğitim sistemine yönelmesiyle açıklanmaktadır. Engelli bireylerin daha geleneksel eğitim yöntemlerine geçiş yapması, açık öğretim sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Bu azalma, engelli bireylerin eğitim seçimlerinde değişikliklerin yaşandığını ortaya koymaktadır. Örgün eğitim sisteminin sağladığı sosyal etkileşim ve kişisel gelişim fırsatları, birçok engelli öğrenci için daha cazip hale gelmektedir. Bu durum, açık öğretim okullarının eğitim yöntemlerinin ve içeriklerinin gözden geçirilmesi gerektiğini düşündürmektedir. Engelli bireylerin eğitimde daha fazla fırsata sahip olabilmesi için açık öğretim sisteminin, örgün eğitim sistemine entegre edilmesi yönünde adımlar atılması önemlidir.
Sonuç olarak, Türkiye'de açık öğretim okullarında eğitim gören engelli öğrenci sayısı, çeşitli sebeplerle azalmasına rağmen, bu sistemin sunduğu eğitim olanakları büyük bir önem taşımaktadır. Engelli bireylerin eğitim haklarına erişiminin sağlanması, toplumsal entegrasyon ve eşit fırsatlar açısından kritik bir konudur. Eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması ve engelli bireylerin ihtiyaçlarına daha uygun hale getirilmesi, gelecekte bu alandaki eğitim kalitesini artıracaktır. Bu nedenle, hem açık öğretim hem de örgün eğitim sistemlerinin güçlendirilmesi, toplumun her kesimini kapsayan bir eğitim anlayışının benimsenmesi açısından büyük bir önem arz etmektedir.
Bu haber, güvenilir kaynaklardan derlenerek editöryal süreçten geçirilmiş ve özgün içerik olarak yeniden yazılmıştır.
Yorumlar
Toplulukla düşüncelerini paylaş
İlk yorumu sen yaz.