18 Nisan 2026 tarihinde, Türkiye'nin Antalya şehrinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında "Suriye'nin İstikrara Giden Yolu" başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Panelde, Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı, Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı, İngiltere'nin Orta Doğu'dan Sorumlu Devlet Bakanı ve Umran Araştırma Merkezi Müdürü gibi önemli isimler, Suriye'nin geleceği ve istikrarı hakkında görüşlerini paylaştı. Suriye’nin yıllardır süren iç savaşı ve bölgesel istikrarsızlık, bu panelin ana gündem maddelerini oluşturdu.
Panelin açılışında Dışişleri Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, Suriye'nin Türkiye için her zaman önemli bir konu olduğunu belirterek, "Suriye'deki gelişmeler doğrudan bizleri etkiliyor" dedi. Kulaklıkaya, Türkiye’nin Suriye ile olan coğrafi ve tarihi bağlarının, bu ülkenin istikrarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Bu bağlamda, Türkiye'nin Suriye’deki gelişmeleri dikkate alarak stratejik adımlar atması gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, sürdürülebilir bir istikrar ve güvenliğin sağlanması için bölgedeki komşu ülkelerin güvenliği üzerinde de durdu. Kulaklıkaya, “Suriye’nin stratejik konumu, bölgedeki kalkınmalara fırsatlar sunuyor. Bu fırsatların değerlendirilmesi için uluslararası işbirliğine ihtiyaç var” şeklinde konuştu.
Suriye’nin durumu, uzun yıllardır süregelen iç savaş ve bölgesel istikrarsızlık ile şekillendi. 2011 yılında başlayan iç savaş, Suriye’yi derinden etkileyen bir kriz haline geldi. Bu bağlamda, Suriye'nin yeniden yapılanması ve uluslararası işbirliğinin artırılması büyük önem taşıyor. Kulaklıkaya, Aralık 2024'ten bu yana devam eden pekiştirme sürecinin, bölgedeki güvenliğin sağlanmasında kritik bir rol oynadığını söyledi. Bu sürecin, Suriye’nin yeniden inşası için gerekli olan ekonomik ve sosyal altyapının oluşturulmasında katkıda bulunacağını vurguladı.
Paneldeki tartışmalarda sosyal, siyasi ve ekonomik meselelerin bir arada ele alınması gerektiği vurgulandı. Kulaklıkaya, "Güvenlik, ekonomik iyileşme ve siyasi ilerleme birbirini desteklemeli" diyerek, Suriye’nin siyasi iradesinin uluslararası katılımla güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Katılımcılar, bu üç bileşenin entegrasyonunun, kalıcı bir barış ortamı yaratmak için elzem olduğunu belirtti. Özellikle, yerel halkın güveninin sağlanması ve sosyal uyumun tesis edilmesi, siyasi istikrarın temel taşları arasında sayılıyor.
Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat, Suriye'deki insani durumun zorluğuna dikkat çekerek, istihdam yaratma ve sosyal sistemin güçlendirilmesi konularında büyük çaba gösterdiklerini belirtti. Kabavat, insanların kendilerini güvende hissetmeleri için sosyal uyumun sağlanmasının gerekli olduğunu ifade etti. “Halkın güvenliği ve sosyal refahı, siyasi istikrarın sağlanması için kritik önemdedir,” diyen Kabavat, Suriye hükümetinin bu hedeflere ulaşmak için çeşitli sosyal projeler geliştirdiğini vurguladı.
Panelde İngiltere'nin Orta Doğu'dan Sorumlu Devlet Bakanı Hamis Falconer ise, Suriye’ye uygulanan yaptırımların kaldırılması gerektiğini savundu. Falconer, Suriye’nin güvenlik sorunlarının çözümünde işbirliğinin önemini vurguladı ve uluslararası destekle Suriye’nin yeniden inşası için adımlar atılması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca, uluslararası toplumun, Suriye’nin yeniden inşası için daha proaktif bir yaklaşım benimsemesi gerektiğine dikkat çekti. “Suriye’nin geleceği, uluslararası dayanışma ve işbirliği ile şekillenecek,” dedi.
Umran Araştırma Merkezi Müdürü Ammar Kahf, Suriye’nin yanlış algılarla karşı karşıya olduğunu belirterek, diplomatik işbirliklerinin artırılmasının elzem olduğunu ifade etti. Kahf, Suriye’nin dış politikasında daha yapıcı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurgulayarak, “Suriye’nin uluslararası arenada daha aktif bir rol üstlenmesi, halkın ihtiyaçlarına cevap verecek çözümler geliştirmesi açısından kritik önem taşımaktadır,” şeklinde konuştu. Bu bağlamda, Suriye’nin kendi iç sorunlarını çözme kapasitesinin artırılması gerektiğini belirtti.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, ADF'nin Suriye için önemli bir diplomasi deneyimi sunduğunu belirterek, Suriye’nin geleceği için diyalog ve işbirliğinin gerekliliğine dikkat çekti. Barrack, Orta Doğu'da herkesin hoşgörü ve anlayış aradığını vurguladı ve Suriye’nin bu konuda bir laboratuvar işlevi gördüğünü dile getirdi. “Farklı aktörlerin bir araya gelerek ortak bir hedef doğrultusunda çalışmaları, Suriye’nin geleceği için umut verici bir gelişme,” dedi.
Kısa vadede, Suriye'deki siyasi ve sosyal istikrarı sağlamak için çeşitli uluslararası işbirlikleri bekleniyor. Orta vadede ise, Suriye’nin yeniden inşası için somut adımlar atılması ve uluslararası destekle ekonomik kalkınmanın teşvik edilmesi öngörülüyor. Bu çerçevede, Suriye’nin kalkınma süreçlerinin hızlandırılması ve uluslararası yardım kuruluşlarıyla işbirliğinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak, ADF 2026’da gerçekleştirilen bu panel, Suriye'nin geleceği için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Sürdürülebilir bir barış ve istikrar için uluslararası işbirliği ve bölgesel destek gerekliliği, tüm katılımcılar tarafından kabul edildi. Bu tür platformlar, Suriye’nin yeniden inşası için atılacak adımların tartışılmasına olanak tanırken, aynı zamanda uluslararası toplumun bu sürece olan ilgisini artırıyor. Suriye’nin geleceği, sadece bölge ülkeleri için değil, tüm dünya için önemli bir mesele olmaya devam ediyor.
Kaynak: TRT Haber
Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:
- TRT Haber
- Hürriyet Dünya
Sıkça Sorulan Sorular
ADF 2026'nın amacı nedir?
ADF 2026, Suriye'nin istikrarı ve geleceği hakkında uluslararası işbirliğini artırmak amacıyla düzenlenmiştir.
Panelde hangi ülkelerin temsilcileri konuştu?
Panelde Türkiye, Suriye ve İngiltere'nin temsilcileri yer aldı.
Suriye'nin yeniden inşası için hangi konular üzerinde duruldu?
Suriye'nin yeniden inşası için güvenlik, ekonomik iyileşme ve siyasi ilerlemenin birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı.
Yorumlar
Toplulukla düşüncelerini paylaş
İlk yorumu sen yaz.