17 Aralık 2025 tarihinde, Türkiye’nin afet yönetiminde kritik bir rol üstlenen Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), kuruluşunun 16. yılını kutladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bu özel gün vesilesiyle yaptığı açıklamada, AFAD’ın afet yönetimindeki yerini ve önemini vurguladı. Yerlikaya, AFAD’ın 2009 yılında kurulduğunu hatırlatarak, bugüne kadar 8 bin 397 personel ve 1,6 milyon gönüllü ile yürüttüğü faaliyetlerin önemine dikkat çekti. Bu rakamlar, AFAD’ın ne kadar geniş bir ağa sahip olduğunu ve Türkiye’nin afet yönetimindeki kurumsal kapasitesini göstermektedir.
Bakan Yerlikaya, AFAD’ın yalnızca bir afet yönetim kurumu olmadığını, aynı zamanda toplumun zor günlerinde yanında olan bir “kara gün dostu” olduğunu ifade etti. Özellikle son yıllarda yaşanan büyük felaketlerin ardından, AFAD’ın gerçekleştirdiği insani yardım ve arama kurtarma faaliyetleri, kurumun uluslararası alandaki etkisini artırdı. Yerlikaya, "Afet yönetiminde, kriz yönetiminden risk yönetimine geçiş yaptık," diyerek, bu değişimin önemine vurgu yaptı. Bu geçiş, AFAD’ın sadece afet anında değil, afet öncesinde de hazırlık yaparak toplumu bilinçlendirmeyi amaçladığını ortaya koymaktadır.
AFAD, son 16 yıl içinde 5 kıtada 80’den fazla ülkeye insani yardım ulaştırdı. Yerlikaya, bu çerçevede, Gazze’de yaşanan insani krize yönelik 14 uçak ve 19 İyilik Gemisi ile 104 bin tonu aşkın yardım malzemesi gönderildiğini belirtti. Bu tür faaliyetler, AFAD’ın sadece yerel değil, küresel bir aktör haline gelmesine katkı sağladı. Yerlikaya, bu süreçte AFAD’ın ve gönüllülerinin üstlendiği kritik rolü övdü ve emeği geçenlere teşekkür etti. Bu yardımlar, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinde de önemli bir yer tutmakta; diğer ülkelerle işbirlikleri ve dayanışma ruhunu güçlendirmektedir.
AFAD’ın kuruluşundan bu yana geçirdiği evrim, Türkiye'nin afetlere karşı hazırlık düzeyini de artırdı. Kurum, afet öncesi hazırlık, afet anında müdahale ve sonrasında iyileştirme süreçlerinde merkezi bir rol oynuyor. Yerlikaya, AFAD’ın bu süre zarfında gerçekleştirdiği çalışmaların, Türkiye’nin afet yönetimindeki başarısını pekiştirdiğini ifade etti. Bu bağlamda, AFAD’ın daha önceki krizlerde gösterdiği performans, mevcut ve gelecekteki olası afetler için önemli bir referans noktası oluşturuyor. Özellikle 2020 yılında yaşanan İzmir depremi sonrası AFAD’ın hızlı ve etkili müdahalesi, toplumun gözünde güvenilirliğini artırmıştır.
Uzmanlar, AFAD’ın etkili bir kriz yönetimi gerçekleştirdiğini ve bu sayede toplumda güven oluşturduğunu belirtmektedir. Kurumun, arama kurtarma ekipleri ve gönüllüleriyle birlikte, afet sonrası insanların hayatlarını yeniden inşa etmelerine yardımcı olduğu ifade ediliyor. Türkiye’nin coğrafi konumu göz önüne alındığında, AFAD’ın rolü sadece ülke içinde değil, uluslararası düzeyde de önem taşımaktadır. Özellikle deprem, sel ve diğer doğal afetlerin sıkça yaşandığı bir coğrafyada, AFAD’ın hazırlığı ve etkinliği, toplumun dayanıklılığını artıran bir unsur olarak öne çıkıyor.
Son yıllarda dünya genelinde yaşanan iklim değişikliği ve doğal afetlerin artması, bu tür kuruluşların önemini daha da artırdı. Türkiye, AFAD ile birlikte hem ulusal hem de uluslararası düzeyde afet yönetiminde daha aktif bir rol oynamaya başladı. Bu durum, ülkenin uluslararası yardım çalışmalarıyla da ilişkilendiriliyor. Türkiye’nin, AFAD aracılığıyla gerçekleştirdiği insani yardımlar, uluslararası alanda takdir toplarken, Türk halkının dayanışma ruhunu da sergilemektedir. Bu yardımlar, birçok ülkenin afet sonrası yaşadığı zorlukları aşmasına katkıda bulunarak Türkiye’nin uluslararası alandaki imajını güçlendirmektedir.
AFAD, gelecekte de Türkiye’nin afet yönetiminde büyük bir rol oynamaya devam edecek. Yerlikaya’nın açıklamaları, AFAD’ın daha da güçlenerek, afetlere hazırlık ve müdahale süreçlerinde daha kapsamlı bir şekilde yer alacağını gösteriyor. Kurum, toplumun her kesimiyle işbirliği yaparak, afetlere karşı daha dayanıklı bir yapı oluşturması bekleniyor. AFAD, kuruluşunun 16. yılında, geçmişteki başarılarını referans alarak gelecekte de aynı azimle çalışmalarına devam edecektir. Bu hedefler doğrultusunda, AFAD’ın yeni teknolojileri ve yöntemleri nasıl entegre edeceği de büyük bir merak konusu.
Ayrıca, AFAD’ın gönüllü ağının genişlemesi ve daha fazla insanı afet yönetimine dahil etmesi, toplumda afet bilincinin artırılması açısından kritik bir rol oynamaktadır. Yerlikaya, bu bağlamda gönüllülüğün önemini vurgularken, “Herkesin birer afet elçisi olması gerektiğini” belirtti. Bu yaklaşım, toplumun her kesiminin afetlere karşı hazırlıklı olmasını ve dayanışma ruhunun güçlenmesini teşvik etmekte.
Sonuç olarak, AFAD’ın 16. yılı, Türkiye’nin afet yönetimindeki dönüşüm sürecinin bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. AFAD, sadece afet anında değil, her zaman toplumun yanında olan bir kurum olmayı hedeflemektedir. Bu hedef doğrultusunda, yerel yönetimlerle, sivil toplum kuruluşlarıyla ve uluslararası kuruluşlarla işbirlikleri geliştirilerek, afetlerin etkilerinin azaltılması ve toplumun dayanıklılığının artırılması için çalışmalar devam edecektir. AFAD’ın bu alandaki kararlılığı, Türkiye’nin ulusal güvenliği ve toplumsal dayanışması açısından büyük bir önem taşımaktadır.
Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:
- TRT Haber
Bu haber, güvenilir kaynaklardan derlenerek editöryal süreçten geçirilmiş ve özgün içerik olarak yeniden yazılmıştır.
Yorumlar
Toplulukla düşüncelerini paylaş
İlk yorumu sen yaz.