Dünya genelinde akran zorbalığı, çocukların en sık karşılaştığı sorunlar arasında yer almakta ve bu durum, çocukların sosyal, duygusal ve akademik gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Zorbalık türleri arasında fiziksel, sözlü ve sosyal zorbalığın yanı sıra dijitalleşmenin etkisiyle siber zorbalık da önemli bir tehdit haline gelmiştir. Özellikle sosyal medya ve dijital platformların yaygınlaşması, çocukların bu tür zorbalıklara maruz kalma riskini artırmıştır. Bu bağlamda, Türkiye'de bu sorunun çözümüne yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır.
Aile ve Sosyal Hizmetler, Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlıkları, çocukların akran zorbalığına karşı farkındalığını artırmak amacıyla çeşitli eğitim ve bilinçlendirme programları düzenlemektedir. Bu programların hedefi, çocukların zorbalıkla ilgili bilgi sahibi olmalarını sağlamak ve olumlu akran ilişkilerini teşvik etmektir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çocuk Hakları İl Çocuk Komiteleri aracılığıyla, 2025 yılına kadar 139 eğitim programı düzenleyerek 9 bin 504 çocuğa ulaşmayı başarmıştır. Bu eğitimlerde zorbalığın çeşitli türleri ve güvenli iletişim konuları detaylı bir şekilde ele alınmıştır.
Bakanlığın geliştirdiği "İlk Öğretmenim Ailem" mobil uygulaması da ebeveynler için önemli bir kaynak oluşturmuştur. Bu uygulama, 1 milyon 25 binden fazla kullanıcı tarafından tercih edilmekte ve zorbalığın türleri, belirtileri ile çözüm yolları hakkında kapsamlı bilgiler sunmaktadır. Ebeveynlerin, çocuklarının zorbalık mağduru olmalarını önleyici beceriler kazanmalarına yardımcı olmayı amaçlayan bu uygulama, zorbalıkla mücadelede önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Böylece aileler, çocuklarıyla daha sağlıklı iletişim kurarak bu tür sorunları daha etkili bir şekilde ele alabilmektedir.
UNICEF işbirliğiyle yürütülen "Akran Zorbalığı Odaklı Psikososyal Destek ve Pozitif Ebeveynlik Programı", 6-18 yaş grubundaki çocuklara yönelik bir eğitim modeli sunmaktadır. Bu program, toplamda sekiz oturumdan oluşmakta ve çocuklarda zorbalık konusunda farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda ebeveynlerin zorbalıkla baş etme becerilerini güçlendirmeyi amaçlayan bu eğitimler, çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerine önemli katkılar sağlamaktadır. Eğitimlerin içeriği, çocukların empati kurma becerilerini artırarak, sağlıklı sosyal ilişkiler geliştirmelerine yardımcı olmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı da, okullarda akran zorbalığını önlemek amacıyla rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri sunmaktadır. Geçtiğimiz eğitim öğretim yılında, 6 milyon 393 bin 853 öğrenciye akran zorbalığı ve şiddetle mücadele konulu eğitimler verilmiştir. Ayrıca, 60 bin 605 öğretmene ve 338 bin 590 veliye de bilgilendirme programları düzenlenmiştir. Bu tür çalışmalar, okullardaki sosyal ortamı iyileştirerek, çocukların daha güvenli bir eğitim almasını sağlamayı hedeflemektedir.
Sağlık Bakanlığı, akran zorbalığına karşı çok yönlü bir hizmet sunarak, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve hastanelerde psikolog, sosyal çalışmacı ve çocuk gelişimcileri ile destek sağlamaktadır. Yılın ilk 9 ayında, bu merkezlere akran zorbalığı nedeniyle 5 bin 323 kişi başvurmuş ve 14 bin 326 danışmanlık hizmeti verilmiştir. Ayrıca, 1869 eğitim programı düzenlenmiş ve bu eğitimlere 107 bin 306 kişi katılmıştır. Bu veriler, akran zorbalığına karşı verilen mücadelenin ne denli önemli olduğunu göstermektedir.
Son olarak, Bakanlığın uyguladığı Ön Ergenlik Yıllarında Duygusal Beceriler (EASE) Programı ile çocuklar ve ebeveynler için 7 haftalık grup çalışmaları düzenlenmektedir. Bu program, çocukların duygusal becerilerini güçlendirmeyi ve hikaye ile etkinlik temelli içeriklerle ebeveynlerin de bu süreçte aktif rol almasını hedeflemektedir. Akran zorbalığına karşı yürütülen bu kapsamlı mücadele, toplumun her kesimini kapsayan bir yaklaşım benimseyerek, çocukların sağlıklı ve güvenli bir ortamda büyümelerini sağlamayı amaçlamaktadır.
Bu haber, güvenilir kaynaklardan derlenerek editöryal süreçten geçirilmiş ve özgün içerik olarak yeniden yazılmıştır.
Yorumlar
Toplulukla düşüncelerini paylaş
İlk yorumu sen yaz.