Gündem yaratan gelişmede, Adalet Bakanı Akın Gürlek, e-duruşma uygulamalarının kapsamının genişletildiğini duyurdu. 3 Haziran 2026 tarihinde İstanbul milletvekilleri ile yaptığı istişare toplantısında, yargı hizmetlerinin dijitalleşmesi yönünde önemli adımlar atıldığını belirten Gürlek, avukatların artık bürolarından duruşma yapabileceklerini açıkladı. Bu değişim, Türkiye'nin adalet sisteminin çağdaş normlarla buluşması açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Toplantının detaylarına göre, e-duruşma uygulamasının yaygınlaştırılması amacıyla bazı davalarda kapsam genişletildi. Özellikle bölge adliye mahkemelerinde ve ön inceleme duruşmalarında avukatların, duruşmaya gitmeden e-duruşma yoluyla başvurabilmeleri için gerekli yasal düzenlemelerin yapıldığı bildirildi. Bu değişiklik, yargı süreçlerinin daha hızlı ve etkili bir şekilde yürütülmesine olanak tanıyacak. Avukatların zaman ve kaynak tasarrufu yaparak daha fazla davaya odaklanabilmeleri, sistemin genel etkinliğini artıracak.

Adalet Bakanlığı'nın dijitalleşme hedefleri, uzun bir süre önce başlamıştı. 2020 yılında hayata geçirilen e-duruşma uygulaması, pandemi sürecinde de hız kazandı. Pandemi, birçok sektörde olduğu gibi yargı sisteminde de dijitalleşme ihtiyacını gözler önüne serdi. Bu süreçte, yargı sisteminin dijitalleşmesi, adalet hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak ve yargılamaların süresini kısaltmak amacıyla gerçekleştirildi. Günümüzde, vatandaşların adalet arayışını desteklemek için dijital platformların önemi giderek artıyor. E-duruşma uygulamaları, pandeminin getirdiği kısıtlamalar nedeniyle fiziksel duruşmaların yapılamadığı dönemlerde, yargı hizmetlerinin devamlılığını sağladı.

Yeni düzenleme ile birlikte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi bünyesinde iki yeni iş dairesinin kurulması da planlanıyor. Bakan Gürlek, bu adımlarla birlikte İstanbul'daki hakim ve savcı sayısının artacağını, böylece mahkeme yükünün daha iyi yönetileceğini vurguladı. 140 yeni mahkeme kurulması da yargı sisteminin güçlendirilmesine yönelik önemli bir katkı sağlayacak. Mahkeme sayısının artırılması, sadece İstanbul'daki yargı yükünü hafifletmekle kalmayacak, aynı zamanda diğer illerdeki mahkemelerin iş yükünü de dolaylı olarak azaltacaktır.

E-duruşma uygulamasının genişletilmesi, avukatların zaman ve kaynak tasarrufu yapmalarına yardımcı olurken, vatandaşların da dava süreçlerini daha hızlı takip edebilmesine olanak tanıyacak. Bu değişikliklerin yargı sistemine olan etkisi, özellikle büyük şehirlerde daha belirgin hale gelecek. İstanbul gibi yoğun nüfuslu bir şehirde, yargı süreçlerinin hızlanması, toplumun adalet duygusunu güçlendirecektir. Ayrıca, e-duruşmaların yaygınlaşmasıyla birlikte, mahkemelerin fiziksel olarak daha az kalabalık olması, mahkeme ortamında oluşabilecek stres ve gerginliğin de azalmasına katkı sağlayacaktır.

Uluslararası düzeyde benzer uygulamalar, birçok ülkede e-duruşma sistemlerinin hayata geçirilmesiyle gerçekleştirilmektedir. Özellikle Avrupa ülkeleri, dijital yargı sistemleriyle adalet hizmetlerini daha erişilebilir hale getirmiştir. Örneğin, İngiltere, Almanya ve İskandinav ülkeleri, dijitalleşme ile yargı süreçlerini hızlandırarak vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmışlardır. Türkiye’nin bu adımları, uluslararası standartlarla uyumlu bir yargı sistemi oluşturma çabalarının bir parçasıdır. Bu bağlamda, Türkiye'nin e-duruşma uygulamalarını geliştirmesi, Avrupa Birliği ile uyum sürecine de katkıda bulunacaktır.

Kısa vadede, e-duruşma uygulamasının benimsenmesi ve kullanıcı sayısının artması bekleniyor. Orta vadede ise, dijital yargı süreçlerinin daha da yaygınlaşması, yargı sisteminin etkinliğini artıracak ve vatandaşların adalet arayışını kolaylaştıracaktır. Bu durum, avukatların iş yükünü azaltırken, davaların daha hızlı sonuçlanmasına da katkı sağlayacaktır. Ayrıca, e-duruşma uygulamaları sayesinde, mahkeme süreçlerinde yaşanan gecikmelerin önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

Vatandaşların, e-duruşma sistemine geçiş sürecinde dikkat etmeleri gereken hususlar bulunuyor. Avukatların bu yeni düzenlemelerden nasıl faydalanacaklarını öğrenmeleri, sürecin verimli işlemesi açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca, e-duruşma sistemine entegre olabilmek için gerekli teknolojik altyapının sağlanması da kritik bir noktadır. Avukatların ve vatandaşların, e-duruşma sistemi hakkında bilgilendirilmesi, bu yeni uygulamanın başarıyla hayata geçirilmesi için gereklidir.

Sonuç olarak, Adalet Bakanı Gürlek'in e-duruşma uygulamasını genişletme açıklamaları, Türkiye'deki yargı sisteminin dijitalleşme yolunda attığı önemli bir adımı temsil ediyor. Bu değişiklikler, adaletin daha hızlı ve etkili bir şekilde sağlanmasının yanı sıra, vatandaşların yargı süreçlerine olan güvenini de artıracaktır. Dijitalleşme, sadece yargı sisteminin verimliliğini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda adaletin erişilebilirliğini de artırarak, toplumda adalet duygusunu güçlendirecektir. Gelecek dönemde, bu tür dijital uygulamaların daha da yaygınlaşması ve yargı sisteminin modernizasyonu için atılacak adımlar, Türkiye'nin demokratik ve hukukun üstünlüğü ilkesine sahip bir toplum olma hedefine katkı sağlayacaktır.

Kaynak: TRT Haber

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber
  • Hürriyet Gündem
  • Sabah

Sıkça Sorulan Sorular

E-duruşma uygulaması nedir?

E-duruşma uygulaması, avukatların ve davacıların duruşmalara fiziksel olarak katılmadan, dijital ortamda katılım sağlayarak yargı süreçlerini yürütmelerine olanak tanır.

E-duruşma uygulamasının kapsamı neden genişletildi?

Uygulamanın kapsamı, yargı hizmetlerinin daha erişilebilir ve hızlı hale getirilmesi amacıyla genişletilmiştir. Bu sayede avukatlar, ofislerinden duruşmalara katılabilecekler.

Bu değişiklikler halkı nasıl etkileyecek?

E-duruşma uygulamasının genişletilmesi, davaların daha hızlı sonuçlanmasına yardımcı olacak ve vatandaşların adalet arayışlarını daha kolay bir hale getirecektir.