Kamuoyuyla paylaşılan verilere göre, Emine Erdoğan, 25 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’daki Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nin açılışında önemli açıklamalarda bulundu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayesinde gerçekleştirilen etkinlikte, kültürel çeşitliliğin korunmasına yönelik yapılan çalışmaların önemi vurgulandı. Bu tür etkinliklerin, çocuklar için kültürel bir zemin oluşturmasının yanı sıra, toplumun genelinde bir farkındalık yaratma potansiyeli taşıdığı belirtiliyor.
Erdoğan, açılışta yaptığı konuşmada, bir toplumun ufkunu genişleten en önemli unsurlardan birinin birlikte hayal edebilme yeteneği olduğunu belirtti. Hayal gücünün medeniyetleri şekillendiren bir güç olduğuna dikkat çeken Erdoğan, insanların tarih boyunca gerçekleştirdiği büyük keşiflerin, öncelikle hayal gücünün bir ürünü olduğunu ifade etti. Özellikle çocukların hayal güçlerinin gelişimi konusunda erken yaşlarda sağlanan desteklerin, gelecekteki bireylerin yaratıcı düşünme kapasitelerini artıracağına dikkat çekildi. Bu bağlamda, çocukların hayal etme yeteneğinin çocukluk döneminde kazanılması gerektiği vurgulandı.
Etkinlikte, çocukların edebi nitelikli kitaplarla tanıştırılması gerektiğini dile getiren Erdoğan, edebiyatın çocukların hayatına olan katkılarını anlattı. Çocukların, kaliteli kitaplar aracılığıyla hayal güçlerini geliştirebileceklerini belirten Erdoğan, kitapların çocukların dil becerilerini ve duygusal zekalarını geliştirmede önemli bir rol oynadığını ifade etti. Resimli kitapların, çocuklara edebiyat ve sanatı tanıtan en etkili araçlar olduğuna işaret etti. Edebiyatın, sadece kelimelerden oluşan bir yapı değil, aynı zamanda duyguların, düşüncelerin ve kültürel değerlerin aktarılması için bir köprü olduğunun altını çizdi. Erdoğan, "Her bir kitap, çocukların dünyasında yeni kapılar açar ve onları farklı bakış açılarıyla tanıştırır," dedi.
Erdoğan, çocukların okudukları kitaplarla yalnızca eğlenmekle kalmayıp, aynı zamanda hayat hakkında önemli izlenimler de edindiklerini söyledi. Bu bağlamda, çocuk kitaplarının kendi kültürel değerlerimize dayanan hikayeler içermesi gerektiğini vurguladı. Özellikle çeviri kitapların, çocukların başka kültürlerin değerleriyle şekillenmesine neden olduğunu belirten Erdoğan, Türk edebiyatına olan ihtiyacı yineledi. Bu noktada, yerli yazarların eserlerinin çocukların okuma alışkanlıklarına dahil edilmesi gerektiğini, bu sayede çocukların kendi kültürel miraslarını daha iyi tanıyacaklarını ifade etti.
Küreselleşmenin kültürel çeşitliliği tehdit eden bir yan etkisi olduğunu ifade eden Erdoğan, "Kendi hikayesini çocuklarına anlatamayan toplumlar, başkalarının hikayelerinde kaybolur" diyerek, Türk kültürünün ve değerlerinin çocuklara aktarılmasının önemine dikkat çekti. Küreselleşmenin etkisiyle, yerel kültürlerin ve dillerin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Erdoğan, bu bağlamda ailelerin, çocuklarını yerli edebiyat eserlerine yönlendirmeleri gerektiğini vurguladı. Ayrıca, yerel kültürü ve dili destekleyen etkinliklerin artırılmasının önemine de değindi.
Emine Erdoğan’ın konuşmasında, çocukların ekran bağımlılığının da altı çizildi. Günlük yaşamda çocukların geçirdiği uzun ekran sürelerinin, gelişimsel gecikmelere ve sağlık sorunlarına yol açtığını belirtti. Araştırmalar, çocukların günde ortalama 6-8 saat ekran başında geçirdiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle, ailelerin çocuklarına kitap okuma alışkanlığı kazandırmaları için örnek olmaları gerektiğini ifade etti. Aile içindeki okuma etkinliklerinin, hem bireyler arasındaki bağı güçlendireceğini hem de çocukların hayata anlam katmalarını sağlayacağını belirtti. "Birlikte okunan her kitap, aile bağlarını güçlendiren bir hikaye yazma fırsatıdır," diyen Erdoğan, ailelerin bu süreçte aktif birer katılımcı olmalarını teşvik etti.
Bienal süresince, Rami Kütüphanesi'nde yer alacak olan interaktif sergi ve deneyim alanlarının, çocukların kültürel etkinliklere aktif katılımını teşvik edeceği ifade edildi. Ayrıca, Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle oluşturulan deneyim alanlarında, sürdürülebilirlik konularının sanatla buluşturulması hedefleniyor. Bu bağlamda, atıkların dönüşümünü anlatan projeler de bienal kapsamında yer alacak. Çocukların hem sanatı deneyimlemesi hem de çevresel farkındalık kazanmaları için bu tür projelerin büyük bir fırsat sunduğu belirtiliyor. Çocuklara çevre bilincini aşılamak, gelecekte daha sürdürülebilir bir toplum oluşturmanın temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.
Emine Erdoğan, etkinlikte tüm aileleri bienali ziyaret etmeye davet ederek, çocukların hayal dünyalarını zenginleştirmek amacıyla yapılan çalışmaların desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Bu tür etkinliklerin, çocukların toplumsal duyarlılıklarını artırmalarına ve kültürel değerleri tanımalarına yardımcı olacağını belirtti. Ayrıca, etkinliğin yalnızca çocuklar için değil, aileler ve toplumun genelinde bir farkındalık yaratma potansiyeli taşıdığını ifade etti. “Kültürel çeşitliliği korumak, yalnızca bir neslin değil, tüm toplumun sorumluluğudur,” diyerek, toplumun her kesiminden katılım çağrısında bulundu.
Son olarak, Erdoğan, Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nin, sadece bir sanat etkinliği değil, aynı zamanda çocukların dünyayı yeniden yorumladıkları bir zemin olma özelliğine sahip olduğunu belirterek, etkinliğin çocukların hayal gücünü besleyeceğine inandığını ifade etti. Bu tür etkinliklerin, çocukların yaratıcı potansiyellerini ortaya çıkarmalarına olanak tanıdığı ve onların kültürel kimliklerini güçlendirdiği sonucuna varıldı. Emine Erdoğan, geleceğin teminatı olan çocukların, kültürel zenginliklerini keşfetmelerinin, toplumsal bir bütünlük yaratmanın anahtarı olduğuna inandığını sözlerine ekledi.
Kaynak: TRT Haber
Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:
- TRT Haber
- Hürriyet Gündem
- Sabah
- Milliyet
Sıkça Sorulan Sorular
Emine Erdoğan, Rami Çocuk ve Sanat Bienali'nde hangi konularda konuşma yaptı?
Emine Erdoğan, hayal gücünün öneminden, çocukların edebi kitaplarla tanıştırılmasının gerekliliğinden ve kültürel çeşitliliğin korunmasından bahsetti.
Bienal’in amacı nedir?
Bienal, çocukların hayal dünyalarını zenginleştirmek, kültürel etkinliklere katılımlarını artırmak ve Türk edebiyatını tanıtmak amacıyla düzenlenmiştir.
Ebeveynler çocuklarına nasıl bir okuma alışkanlığı kazandırabilir?
Ebeveynler, kitaplarla haşır neşir olmalı ve okuma etkinlikleri düzenleyerek çocuklarına örnek olmalıdır.
Yorumlar
Toplulukla düşüncelerini paylaş
İlk yorumu sen yaz.