Bu hafta gerçekleştirilen Rami Çocuk ve Sanat Bienali'nin açılışında konuşan Emine Erdoğan, kültürel erozyona dikkat çekerek, "Küreselleşmenin kültürleri bir arada eritme gibi yan etkileri bulunuyor" şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Açılış, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın desteklediği, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ev sahipliği yaptığı İstanbul'daki Rami Kütüphanesi'nde yapıldı. Bu bienal, çocukların ve ailelerin kültürel etkinliklere katılımını artırmayı amaçlayan önemli bir fırsat sunuyor.

Emine Erdoğan, etkinlikte yaptığı konuşmasında, bir toplumun ufkunu genişleten en önemli unsurun hayal gücü olduğunu vurguladı. Hayal gücünün, insanlık tarihinin en büyük keşiflerine ve ilerlemelerine kapı araladığını ifade eden Erdoğan, "Uçaklar, internet ve uzay seyahatleri gibi devrim niteliğindeki gelişmeler, hayal gücünün bir ürünü olarak ortaya çıktı. Hayal yoksa, sonu tükenişe götüren bir tekrar başlar" dedi. Bu bağlamda, çocukların hayal kurma yeteneklerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, hayal gücü ile gerçeklik arasında kurulan köprünün, çocukların gelecekteki başarılarının anahtarı olduğunu dile getirdi.

Kültürel mirasın korunması adına, çocukların edebi değeri yüksek kitaplarla tanıştırılmasının önemine dikkat çeken Erdoğan, "Çocuklar, yaşamla ilgili ilk izlenimlerini okudukları kitaplar aracılığıyla edinirler" diyerek, nitelikli yayınların gerekliliğini vurguladı. Resimli kitapların, çocukların hayal dünyalarını zenginleştirerek duygusal zekalarının gelişimine katkıda bulunduğunu ifade eden Erdoğan, bu tür kitapların çocuklara sunulmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Çocuk kitaplarının yalnızca eğlenceli değil, aynı zamanda öğretici ve düşündürücü olması gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, Türk edebiyatının çocuklar için daha fazla yer alması gerektiğini belirtti. "Bugün pek çok çocuğumuz bu maceralara maalesef çeviri eserlerle adım atıyor. Bu nedenle, başka bir kültürün bakış açısıyla, yaşam tarzı ve değerleriyle şekillendiriliyorlar" diyen Erdoğan, ailelere Türk edebiyatına yönelmeleri konusunda çağrıda bulundu. Bu bağlamda, Türk yazarların eserlerinin çocuk edebiyatında daha fazla yer bulması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Türk kültürünün zenginliklerinin çocuklara aktarılmasının önemine dikkat çekti.

Küreselleşmenin etkileri doğrultusunda, çocukların yabancı kitapların etkisi altında kalmalarının kaygı verici olduğunu belirten Erdoğan, "Kendi hikayesini çocuklarına anlatamayan toplumlar, başkalarının hikayelerinde kaybolur" şeklinde konuştu. Bu bağlamda, yerli yazarların eserlerine daha fazla değer verilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Bizim evrensel simgeler olan kendi kahramanlarımız mevcut. Ancak onları yeterince kitap sayfalarında göremiyoruz" ifadesiyle yerli kahramanların daha fazla ön plana çıkarılmasının gerekliliğini savundu. Bu durum, çocukların kimlik gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Yerel kahramanlar ve değerler, çocukların kendi kültürel kimliklerini anlamalarına ve benimsemelerine yardımcı olur.

Erdoğan, ekran bağımlılığının çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine de değindi. Günde 8 saate kadar ulaşan ekran süresinin çocukların gelişimlerine zarar verdiğini belirten Erdoğan, "Ekranlar yerine resimli kitaplar sunarak, çocukları dijital istiladan koruyabiliriz" dedi. Ekran süresinin artmasıyla birlikte çocukların sosyal becerilerinin ve yüz yüze iletişim yeteneklerinin zayıfladığını ifade eden Erdoğan, bu sorunun üstesinden gelmek için ailelerin aktif rol oynaması gerektiğini vurguladı. Ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte kitap okumasının, hem iletişimlerini güçlendireceğini hem de çocukların okuma alışkanlıklarını geliştireceğini belirtti.

Okuma alışkanlığının aile içi örneklerle kazandırılabileceğini ifade eden Erdoğan, ailelerin birlikte okuma saatleri düzenlemesi gerektiğini vurguladı. "Ailece kütüphanelere gitmek, çocuklara kütüphane kültürünü kazandırmak bizim sorumluluğumuzda" şeklinde ekledi. Bu tür etkinliklerin, çocukların sosyal çevreleriyle etkileşimde bulunmalarını sağlarken, aynı zamanda kültürel mirasın aktarımına da katkı sağladığını belirtti. Çocuklar, aileleriyle geçirdikleri bu zaman dilimlerinde, kitapların dünyasını keşfederek hayal güçlerini geliştirme fırsatı bulacaklar.

Rami Çocuk ve Sanat Bienali, 15 Haziran'a kadar sürecek etkinlikleriyle çocukları ve aileleri kültürel faaliyetlerin bir parçası haline getirmeyi hedefliyor. 300'ün üzerinde atölye, panel ve etkinlik, katılımcılara kapılarını açacak. "Hayatı Dönüştürmek Bizim Elimizde" temalı alan, sıfır atık bilincini sanatla bir araya getirme fırsatı sunuyor. Bu bağlamda, çevre bilincinin arttırılması ve çocukların sürdürülebilir yaşam tarzlarını benimsemeleri açısından bienalin önemi büyüktür. Sanatın, çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerine katkıda bulunmasının yanı sıra, çevre bilincinin de aşılanması konusunda etkili bir araç olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

Erdoğan, konuşmasının sonunda tüm aileleri bienali ziyaret etmeye davet ederek, "Unutmayalım ki hayal tohumlarından sadece bilimsel buluşlar değil, barış dolu bir dünya da ortaya çıkabilir, bunu hayal edebilenlerle inşa edebiliriz" ifadeleriyle sözlerini tamamladı. Bu mesaj, toplumun her kesiminde vurgulanan hayal gücünün önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Çocukların hayal gücünün desteklenmesi, geleceğin inşasında kritik bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, ailelerin ve eğitimcilerin, çocukların hayal gücünü besleyecek ortamlar yaratmaları büyük bir önem taşımaktadır. Rami Çocuk ve Sanat Bienali, bu amaç doğrultusunda önemli bir adım atmakta ve çocukları yaratıcı düşünmeye teşvik etmektedir.

Kaynak: TRT Haber

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber
  • Hürriyet Gündem
  • Sabah
  • Milliyet