Erzurum'un kendine has lezzetlerinden biri olan cağ kebabı, gastronomi dünyasında önemli bir yer edinmiştir. Yüksek rakımlı bölgelerde yetiştirilen koyun ve kuzuların eti, özel baharatlarla harmanlanarak odun ateşinde pişirilir. Bu geleneksel Türk yemeği, sadece yerel halk için değil, aynı zamanda şehre gelen turistler için de vazgeçilmez bir lezzettir. Son olarak, uluslararası gastronomi kaynağı olan TasteAtlas tarafından "Dünyanın En İyi 100 Yemeği" listesinde 9. sırada yer alması, cağ kebabının ne denli kaliteli ve özgün bir tat sunduğunu göstermektedir. Bu başarı, Erzurum'un gastronomi kültürüne ve turizmine büyük katkı sağlamaktadır.

Cağ kebabının detaylı yapım süreci, onun eşsiz lezzetini ortaya çıkaran önemli unsurlardan biridir. Öncelikle, etler soğan, karabiber ve tuz ile terbiye edilir ve bu aşama, etin lezzetinin derinleşmesine yardımcı olur. Terbiye edilen et, dinlendirilme sürecinin ardından "cağ" adı verilen şişlere takılır. Yatık bir şekilde odun ateşinde pişirilen kebabın, ateşin kuvveti ve yakınlığı, etin yavaş yavaş pişmesini sağlarken, yüksek rakımda beslenen koyun ve kuzuların etleri ise özel bir tat kazandırır. İşte bu süreç, cağ kebabını diğer kebap türlerinden ayıran temel unsurlardandır ve bu özelliği sayesinde uluslararası arenada da dikkat çekmektedir.

Erzurum'un yerel halkı, cağ kebabının bu uluslararası başarıları ile gururlanıyor. Şehirde yaşayanlar, bu lezzetin sadece bir yemek değil, aynı zamanda kültürel bir miras olduğuna inanıyor. Gastronomi alanında elde edilen bu başarılar, Erzurum'un tanıtımına, dolayısıyla turizmine de katkı sağlıyor. Cağ kebabının, şehir dışından gelen misafirler tarafından sıklıkla tercih edilmesi, Erzurum'un tanıtımına büyük katkıda bulunuyor. Bu durum, yerel halkın da gastronomi kültürüne daha fazla ilgi göstermesine teşvik ediyor.

Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, kentin sahip olduğu 61 tescilli ürün ile Türkiye’de üçüncü sırada olduğunu belirtiyor. Oral, cağ kebabının Erzurum gastronomisinin lokomotifi olduğunu ifade ederken, bu lezzetin sadece bir yiyecek değil, aynı zamanda bir kimlik olduğunu vurguluyor. Cağ kebabının, Erzurum'un coğrafi özelliklerinden ve endemik bitki örtüsünden kaynaklandığını söyleyen Oral, bu özel lezzetin başka yerlerde taklit edilemeyeceği görüşünde. Onun ifadesiyle, cağ kebabı, doğal bir lezzet olarak Erzurum'un coğrafyasının bir ürünüdür ve bu nedenle başka yerlerde benzerleri yapılsa da asıl tadı ve özelliği yakalamaları mümkün değildir.

Gastronomide coğrafi tescilli ürünlerin önemine dikkat çeken Oral, Erzurum'un bu alanda daha fazla başarı elde etmek için çalışmalara devam ettiğini belirtmektedir. Şehirdeki işletmeler ve ustalar, gastronomi kültürünün tanıtımına büyük önem veriyor. Oral, "Hedefimiz Türkiye birincisi olmak ve sonrasında dünya birincisi unvanını kazanmak" diyerek, Erzurum'un gastronomi alanında uluslararası başarılar hedeflediğini ifade ediyor. Bu hedef doğrultusunda, yerel ürünlerin tanıtımını artırmak ve dünya çapında bilinirlik kazanmak için çalışmalar yapılmakta.

Cağ kebabının tescil edilmesi de bu süreçte önemli bir adım olmuştur. 2009 yılında Ordu Ticaret Odası tarafından alınan tescil belgesi, cağ kebabının uluslararası alandaki kimliğini pekiştirmiştir. Cağ kebabının hazırlanışı, sunumu ve tüketimi gibi unsurların da tescil altında olması, bu lezzetin korunmasını ve geliştirilmesini sağlamaktadır. Böylece, sadece yerel değil, uluslararası düzeyde de cağ kebabının tanınması ve sevilmesi hedeflenmektedir. Tüm bu adımlar, Erzurum'un gastronomi alanındaki yerini sağlamlaştırmakta ve bu özel lezzetin gelecek nesillere aktarılmasına olanak tanımaktadır.

Sonuç olarak, Erzurum'un cağ kebabı, sadece bir yemek olmanın ötesinde, kültürel bir miras ve şehrin kimliğinin bir parçasıdır. Uluslararası alanda elde edilen başarılar, bu lezzetin sadece yerel değil, global ölçekte de tanınmasını sağlamaktadır. Erzurum’un gastronomi kültürü, cağ kebabı gibi özel lezzetlerle zenginleşirken, bu alanda daha fazla başarı elde etme hedefiyle çalışmalar devam etmektedir. Yerel halkın gurur kaynağı olan cağ kebabı, gelecekte de Erzurum’un gastronomik kimliğini güçlendirmeye devam edecek gibi görünmektedir.