Son dönemde, Haaretz gazetesi tarafından yayımlanan bir haber, İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirlerin durumunu gözler önüne serdi. Gazetede yer alan bilgilere göre, İsrail Yüksek Mahkemesi, cezaevlerindeki esirlerin sağlıklarını koruyabilmeleri için devlete yeterli gıda sağlaması gerektiğine hükmetmişti. Ancak bu kararın üzerinden yaklaşık üç ay geçmesine rağmen, hapishane koşullarında herhangi bir iyileşme yaşanmadığı belirtiliyor. Bu durum, hem insan hakları savunucuları hem de esir aileleri arasında büyük bir endişe yaratırken, cezaevindeki gıda yetersizliği meselesi daha da derinleşiyor.
İsrail Sivil Haklar Derneği ve Gisha örgütü, cezaevlerinde gerçekleştirdikleri ziyaretlerde "açlık" durumunu tespit ettiklerini açıkladı. Bu iki kuruluş, Yüksek Mahkeme'ye başvurarak, Cezaevleri Hizmetleri Komiseri Kobi Yaakobi'nin mahkeme kararını uygulamaması nedeniyle tutuklanmasını ya da para cezasına çarptırılmasını talep etti. Bu başvuru, mahkeme kararlarının uygulanmasının ne denli önemli olduğunu ve devletin bu konu üzerindeki sorumluluklarını hatırlatıyor. Ancak şu ana kadar herhangi bir somut adım atılmamış olması, insan hakları savunucularının tepkisini çekiyor.
Hapishanelerdeki koşulları yerinde inceleyen bir avukat, 53 esiri ziyaret ederek onların durumları hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Avukat, esirlerin tamamının aldıkları yiyeceklerin yetersiz ve kalitesiz olduğunu belirttiğini aktardı. Mahkumlar, açlık sınırında yaşamaya çalıştıklarını ve sürekli yemek hayalleri kurduklarını ifade etti. Bu ifadeler, cezaevlerinde yaşanan açlık sorununu daha da somut bir hale getirirken, esirlerin fiziksel ve psikolojik sağlıkları üzerindeki olumsuz etkilerini de gözler önüne seriyor.
Filistinli esirlerin hapishaneye girdikleri günden itibaren gıda yetersizliğinden etkilendiği ve bazı esirlerin bu süreçte ciddi kilo kaybı yaşadığı belirtiliyor. Bu durum, esirlerin sağlığını tehdit eden bir durum olarak gündeme geliyor. Açlık, hem fizyolojik hem de psikolojik birçok sorunun ortaya çıkmasına neden olabilir. Uzmanlar, yaşanan bu olumsuz koşulların, esirlerin ruhsal sağlıklarını ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkat çekiyor. Geçtiğimiz aylarda bazı esirlerin ölüm haberleri, bu durumun ciddiyetini daha da vurguluyor.
İsrail Cezaevi Hizmetleri, Haaretz'in haberine yanıt vererek, Yüksek Mahkeme'nin kararına itaat ettiklerini savundu. Cezaevi Hizmetleri, tüm tutuklulara sağlıklarını koruyacak miktarda ve bileşimde yiyecek sağlama yükümlülüğü konusunda herhangi bir anlaşmazlık olmadığını ileri sürdü. Ancak vatandaşlar ve insan hakları savunucuları, bu açıklamanın gerçeklerle örtüşmediğini ve cezaevlerindeki koşulların ciddi şekilde denetlenmesi gerektiğini düşünüyor. Bu tür beyanların, yaşanan sorunları örtbas etme çabası olarak algılandığı ifade ediliyor.
Yüksek Mahkeme'nin eylül ayında verdiği karar, cezaevlerindeki yaşam koşullarının iyileştirilmesi adına önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Mahkeme, güvenlik mahkumlarına uygun miktarda ve bileşimde yiyecek sağlanması gerektiği yönünde güçlü bir mesaj vermişti. Ancak bu kararın uygulanmaması ve cezaevlerinde yaşanan açlık durumu, İsrail hükümetinin insan hakları konusundaki tutumunu sorgulama gerekliliğini doğuruyor. Bu durum, uluslararası kamuoyunun da dikkatini çekiyor ve Filistinli esirlerin durumunu gündeme getiriyor.
Sonuç olarak, İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirlerin yaşadığı açlık sorunu, hem insan hakları açısından hem de sağlık açısından büyük bir tehdit oluşturuyor. Yüksek Mahkeme'nin kararına rağmen yaşanan bu olumsuzluklar, devletin sorumluluklarını yerine getirmediğini gösteriyor. Bu durum, sadece esirlerin değil, aynı zamanda Filistin halkının da yaşadığı zorlukları gözler önüne seriyor. İnsan hakları savunucuları ve sivil toplum örgütleri, bu konuyu daha fazla gündeme getirerek, uluslararası alanda baskı oluşturmayı hedefliyor.
Bu haber, güvenilir kaynaklardan derlenerek editöryal süreçten geçirilmiş ve özgün içerik olarak yeniden yazılmıştır.
Yorumlar
Toplulukla düşüncelerini paylaş
İlk yorumu sen yaz.