İran'da son günlerde patlak veren gösterilerde ölenlerin sayısı 538'e yükseldi. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 28 Aralık 2025 tarihinden itibaren ülke genelinde yaşanan protestolar sırasında 490 gösterici ve 48 emniyet görevlisinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Gösterilerin Tahran'da esnafın başlattığı ekonomik sıkıntılara karşı tepki olarak ortaya çıktığı belirtiliyor. Resmi kaynaklardan ölü sayısına dair henüz bir açıklama yapılmazken, uluslararası medya da durumu bağımsız olarak teyit edemedi. Bu durum, İran'da yaşanan krizin derinliğine işaret ederken, halkın taleplerinin ne denli aciliyet taşıdığını gözler önüne seriyor.

Protestoların başlangıcı, İran'ın yerel para biriminin döviz karşısında değer kaybetmesi ve artan ekonomik sıkıntılarla ilişkilendiriliyor. Tahran Büyük Çarşı'daki esnaf, bu sorunlara dikkat çekmek amacıyla gösterilere başladı ve kısa sürede ülkenin birçok kentine yayıldı. HRANA'nın raporlarına göre, gösterilerde 10 bin 600'den fazla kişi gözaltına alındı ve bunların büyük bir kısmı hâlâ tutuklu bulunuyor. Gözaltına alınanların sayısının bu denli yüksek olması, devletin muhalefeti bastırma eğilimini bir kez daha ortaya koyuyor. İnsan hakları savunucuları, gözaltında kaybolanların sayısının da artabileceği endişesini taşıyor.

HRANA, 10 Ocak 2026'da yaptığı açıklamada, gösterilerin 14. gününde 116 kişinin öldüğünü, 2 bin 600'den fazla kişinin yaralandığını ve 2 bin 638 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Ancak bu rakamların resmi ağızlardan teyit edilmediği dikkat çekiyor. İran hükümeti, olaylara dair resmi bir açıklama yapmaktan kaçınırken, uluslararası insan hakları örgütleri durumu yakından takip ediyor. Bu belirsizlik, halk arasında daha fazla endişeye ve öfkeye yol açarken, sosyal medya üzerinden yayılan haberler ve görüntüler, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekiyor.

Geçmişte de benzer protestolar yaşayan İran, bu tür olaylarda genellikle sert müdahale ile karşılık veriyor. Uzmanlar, mevcut gösterilerin de benzer bir şekilde bastırılabileceğini, ancak halkın ekonomik durum ve özgürlük talepleri göz önüne alındığında bu tür hareketlerin daha da yaygınlaşabileceğini ifade ediyor. Ekonomik sorunlar, halkın yaşam standartlarını doğrudan etkilerken, bu durum sosyal huzursuzluğun artmasına neden oluyor. Özellikle genç nüfusun büyük bir kısmı, geleceksizlik hissi ve işsizlikle boğuşurken, bu tür olayların artması kaçınılmaz görünüyor.

İran'daki bu gösteriler, sadece iç politikayı değil, aynı zamanda uluslararası ilişkileri de etkileyebilir. Ekonomik kriz ve insan hakları ihlalleri, İran'ın uluslararası toplumla olan ilişkilerini zayıflatabilir. Özellikle Batı ülkeleri, İran'daki insan hakları ihlalleri konusunda daha fazla baskı yapma eğiliminde olabilir. Ayrıca, bu tür olayların Ortadoğu'daki diğer ülkelerde de benzer protestoları tetikleyip tetiklemeyeceği merak konusu. Zira, İran'ın içindeki gerginlikler, bölgedeki diğer otoriter rejimlere karşı bir örnek teşkil edebilir ve halk hareketlerini tetikleyebilir.

Gösterilerin nedenleri arasında, yalnızca ekonomik sıkıntılar değil, aynı zamanda sosyal ve siyasi talepler de bulunmaktadır. İran halkı, uzun süredir baskı altında yaşamakta ve özgürlük talepleri karşılanmamaktadır. Bu bağlamda, gösteriler sadece ekonomik bir tepki değil, aynı zamanda bireysel haklar ve özgürlükler için bir mücadele olarak da değerlendirilebilir. Sosyal medya platformlarında yayılan özgürlük temalı içerikler, genç neslin gösterilere katılımını artırmakta ve bu durum, protestoların dinamiklerini değiştirmektedir.

Ölü sayısının artması, gerginliğin daha da tırmanmasına neden olabilir. Gelecek günlerde İran hükümetinin alacağı önlemler ve halkın tepkisi, bu sürecin nasıl şekilleneceğini belirleyecek. Hükümetin, gösterilere karşı ne tür bir strateji izleyeceği, toplumun öfkesini daha da körükleyebilir. Eğer hükümet, sert müdahale politikalarını sürdürmeye devam ederse, bu durum halkı daha da radikalleştirebilir. Öte yandan, eğer hükümet, ekonomik reformlar veya sosyal haklar konusunda adımlar atmaya başlarsa, belki de gösterilerin şiddeti azalabilir.

Sonuç olarak, İran'daki gösteriler, toplumun derinlemesine yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunların bir yansıması olarak öne çıkıyor. Bu süreç, yalnızca bir iç mesele olmanın ötesinde, uluslararası ilişkileri ve bölgedeki dengeleri de etkileyebilir. Tahran yönetiminin alacağı kararlar, sadece İran'ın geleceğini değil, aynı zamanda Ortadoğu'nun genelinde yaşanacak gelişmeleri de belirleyebilir. Bu nedenle, gözler İran'daki gelişmelerde olmaya devam edecek.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • Anadolu Ajansı