10 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan yeni düzenleme ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'te önemli değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler, özellikle binaların yangından korunması adına alınacak önlemleri kapsıyor. Düzenlemenin amacı, konaklama yerlerinin yangın güvenliği açısından gerekli standartlara ulaşmasını sağlamak ve bu süreçte yaşanacak eksikliklerin giderilmesine yardımcı olmaktır. Bu yeni düzenlemenin, Türkiye genelinde hem işletmeler hem de tüketiciler açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.

Yeni yönetmelik ile birlikte, işletmelere 31 Aralık 2025 tarihine kadar yangından korunma yönetmeliklerine uygunluk sağlanması için belirli bir süre tanındı. Bu süre zarfında, ilgili yetkili idarelerce denetimlerin yapılacağı belirtiliyor. Eğer bu denetimler sonucunda iş yerleri yangın güvenliği standartlarını karşılayacak itfaiye raporunu ibraz edemezse, 31 Mayıs 2026 tarihine kadar faaliyetlerine son verileceği ifade ediliyor. Böyle bir sürecin işletmeler için yaratacağı zorluklar ve fırsatlar dikkatle incelenmelidir.

Bu değişiklikler, Türkiye genelinde konaklama sektörünü etkileyen önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Yangından korunma yönetmeliklerine uyum sağlamayan işletmelerin kapatılması, hem tüketici güvenliğini artırmakta hem de sektördeki standartların yükselmesine katkı sağlamaktadır. Ancak, bu süreçte işletmelerin karşılaşabileceği zorluklar da göz önünde bulundurulmalı. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, yangın güvenliği standartlarını sağlamak için gereken finansal yükümlülüklerle başa çıkmada zorluk yaşayabilir. Bu durum, sektördeki rekabeti etkileyebilir ve bazı işletmelerin kapanmasına neden olabilir.

Türkiye'de yangın güvenliği konusunda geçmişte yaşanan olaylar, bu düzenlemenin gerekliliğini ortaya koyuyor. Özellikle büyük şehirlerde sıkça rastlanan yangın kazaları, hem can hem de mal kaybına neden olmuştur. Geçmişte meydana gelen bazı büyük yangınlar, insanların hayatını kaybetmesine ve birçok işletmenin iflas etmesine yol açmıştır. Bu nedenle, yeni yönetmeliğin bu tür kazaların önüne geçmek adına kritik bir önlem olarak algılanması bekleniyor. Örneğin, 2021 yılında İstanbul'da yaşanan bir otel yangını, yangın güvenliği önlemlerinin yetersizliğini gözler önüne sermişti. Bu tür olaylar, yönetmeliğin gerekliliğini daha da artırmaktadır.

Uzmanlar, yapıların yangın güvenliği standartlarına uygun hale getirilmesinin sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda bir toplumsal sorumluluk olduğunu vurgulamaktadır. Yangın güvenliği önlemlerinin alınması, işletmelerin sürdürülebilirliği açısından da büyük önem taşımaktadır. İş yeri sahipleri, bu yönetmeliklere uygun hareket etmek ve gerekli düzenlemeleri zamanında yapma sorumluluğunu üstlenmelidir. Aynı zamanda, bu süreçte profesyonel danışmanlık hizmetlerinden faydalanmak, işletmelerin yangın güvenliği standartlarına uyum sağlamalarında büyük bir avantaj sunacaktır.

Düzenlemenin toplumsal etkileri de oldukça geniştir. Yangın güvenliği standartlarının yükseltilmesi, özellikle konaklama sektöründe müşteri memnuniyetini artırırken, genel anlamda kamu güvenliğini de pekiştirecektir. Tüketiciler, yangın güvenliği standartlarına uyan işletmelerde kalmayı tercih edecek ve bu durum, güvenilirliğin artmasına katkıda bulunacaktır. Ayrıca, bu uygulama ile birlikte, yangın güvenliği alanında daha fazla istihdam yaratılması da mümkün hale gelecektir. Yangın güvenliği uzmanları ve teknisyenleri gibi meslek gruplarına olan talep artacak, bu da istihdam oranlarını olumlu yönde etkileyecektir.

Dünya genelinde benzer düzenlemeler, yangın güvenliği konusunda daha sıkı kontrol mekanizmalarıyla desteklenmektedir. Örneğin, Avrupa ülkelerinde yangın güvenliği standartları oldukça yüksektir ve bu standartlara uyum sağlanmadığı takdirde işletmeler ciddi yaptırımlarla karşılaşabilmektedir. Türkiye'nin de bu bağlamda attığı adımlar, Avrupa ile uyumlu bir düzenleme sürecine girdiğini göstermektedir. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası alandaki itibarını artırırken, aynı zamanda dış turizmde de olumlu bir etki yaratacaktır.

Sonuç olarak, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'te yapılan bu değişiklikler, yangın güvenliği standartlarını artırmayı amaçlıyor. Gelecekte, bu tür düzenlemelerin yaygınlaşması ve daha fazla sektörü kapsaması bekleniyor. İşletmelerin, bu yeni düzenlemelere uyum sağlaması, hem kendi sürdürülebilirlikleri hem de toplumsal güvenliğin sağlanması açısından büyük önem taşıyor. Yangın güvenliği, sadece bir yasal zorunluluk değil, aynı zamanda toplumun genel sağlığı ve güvenliği için kritik bir meseledir. Dolayısıyla, tüm paydaşların bu konuda üzerine düşeni yapması elzemdir.

Bu analiz, aşağıdaki kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında hazırlanmıştır:

  • TRT Haber