Türkiye, coğrafi bilgilerin daha erişilebilir hale getirilmesi amacıyla önemli bir adım attı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü ve TÜRKSAT A.Ş. iş birliğiyle geliştirdiği Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu (UCBS) projesini hayata geçirdi. 1 Ocak 2025 itibarıyla e-Devlet Kapısı üzerinden erişime açılan bu platform, vatandaşlar ve kamu kuruluşları için coğrafi verilerin paylaşımını kolaylaştırmayı hedefliyor. Başlangıçta 14 bin kullanıcıya sahip olan sistem, kasım ayı itibarıyla 400 bini aşarak geniş bir kullanıcı kitlesine hizmet vermeye başladı.

Platform, vatandaşların çeşitli coğrafi verilere hızlı ve kolay bir şekilde ulaşmasını sağlıyor. 630 coğrafi veri katmanından 100'ü, doğrudan vatandaşların erişimine sunulmuş durumda. Sığınak alanlarından fay hatlarına, toprak kalitesinden imar planlarına kadar pek çok alanda veriler haritalanarak kullanıcıların hizmetine sunuldu. Bu durum, hem günlük yaşamda hem de yatırım süreçlerinde büyük bir kolaylık sağlıyor. Özellikle yatırımcılar, merak ettikleri konularla ilgili en güncel verilere harita üzerinden ulaşarak daha bilinçli kararlar verebiliyor.

UCBS, yalnızca sanayi ve altyapı verilerini içermekle kalmıyor, aynı zamanda çevresel ve doğal kaynaklarla ilgili önemli bilgileri de barındırıyor. Vatandaşlar, yaşadıkları ya da yatırım yapmayı düşündükleri bölgelerdeki imar planlarını, demir yolu hatlarını, liman bağlantı noktalarını ve çevre koruma alanlarını harita üzerinden kolayca görüntüleyebiliyorlar. Ayrıca, milli park sınırları, tabiat parkları, doğal sit alanları ve sulak alan bölgeleri gibi coğrafi veri katmanları da platformda yer alıyor. Bu çeşitlilik, kullanıcıların coğrafi bilgilere daha kapsamlı bir şekilde ulaşabilmesini sağlıyor.

Yeni eklenen coğrafi veri katmanları, sadece sanayi ve altyapı ile sınırlı kalmıyor. Toprak organik karbon haritası, erozyon ve çölleşme hassasiyet haritaları, anıt ağaçlar, kaplıcalar ve mağaralar gibi veriler de platformda yer alıyor. Bu sayede kullanıcılar, doğal kaynakların korunmasına yönelik daha bilinçli adımlar atma imkânına sahip oluyor. Ayrıca, meteoroloji istasyonları, nüfus yoğunluğu ve acil durum toplanma alanları gibi bilgilere de platform üzerinden ulaşmak mümkün. Bu durum, günlük yaşamı doğrudan etkileyen bilgilerin erişilebilirliğini artırarak toplumun genel farkındalığını yükseltiyor.

Platform, yatırım, enerji ve ulaşım planlaması gibi alanlarda da büyük bir kolaylık sağlıyor. Yatırımcılar, rüzgar enerjisi santrali alanlarını, biyokütle enerjisi potansiyel bölgelerini ve organize sanayi bölgelerini harita üzerinden görüntüleyebiliyorlar. Bu tür bilgilerin erişilebilirliği, yatırım kararlarının daha veriye dayalı alınmasına olanak tanıyor. Aynı zamanda, kamu kurumları da taşınmaz yönetimi, yatırım planlaması ve proje geliştirme süreçlerini hızlandırarak daha etkin hizmet sunabiliyor.

Kritik coğrafi verilerin hızla erişilebilir olması, afet yönetiminde de önemli avantajlar sağlıyor. Deprem riski, heyelan ve çığ tehlike alanları gibi verilerin ilgili katmanlar üzerinden hızlıca görüntülenebilmesi, olası afet durumlarında daha doğru ve etkili bir yönetim süreci sağlıyor. Kamu kurumları ile yerel yönetimlere ait coğrafi verilerin yetki bazlı olarak paylaşılması, stratejik nitelikteki verilerin güvenliğini de garanti altına alıyor. Bu sayede, hangi veriye kimin ulaşabileceği belirli bir düzen içinde denetleniyor.

Sonuç olarak, Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu, vatandaşların ve kamu kuruluşlarının coğrafi verilere erişimini kolaylaştırarak önemli bir hizmet sunuyor. Bu platform, yalnızca coğrafi verilerin paylaşımını değil, aynı zamanda toplumun genel olarak bilinçlenmesine ve çevresel kaynakların daha etkili kullanılmasına da katkı sağlıyor. Gelecekte daha fazla kullanıcıyla buluşacak olan bu sistem, Türkiye'nin dijital dönüşüm sürecinde kaydedilen önemli bir adım olarak öne çıkıyor.