Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Adalı Mahallesi'nde hayata geçirilecek olan Su Ürünleri Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde önemli incelemelerde bulundu. Bu proje, toplamda 6 bin 447 dekar alanda gerçekleştirilecek ve bölgenin tarımsal üretimini artırmayı hedefliyor. Vali Köşger, ayrıca Karataş kırsalında 3 bin 200 dekar alana yapılacak olan Sera Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde devam eden altyapı çalışmalarını da yerinde inceledi. Bu iki projenin tamamlanması, Adana'nın tarımsal potansiyelini artıracak ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunacak.

Proje ile birlikte hem su ürünleri hem de sera tarımı alanında önemli gelişmeler yaşanacak. Vali Köşger, bu projelerin sadece tarımsal üretimi artırmakla kalmayıp, aynı zamanda işleme tesislerini de içereceğini belirtti. Bu sayede üreticilerin ürünlerini daha verimli bir şekilde değerlendirmesi mümkün hale gelecek. Vali, özellikle iklim koşullarından bağımsız olarak her zaman üretim yapılabileceğini vurgulayarak, bu durumun tarımsal üretimdeki belirsizlikleri azaltacağını ifade etti. Öte yandan, kapalı ve açık sistemli havuzlarda gerçekleştirilecek olan su ürünleri üretimi, hem tatlı su hem de tuzlu su ürünlerini kapsayacak şekilde planlanıyor.

Vali Köşger, projenin Türkiye için önemli bir ilk olduğunu belirtti. Dünyada bu kadar büyük bir alanda su ürünlerinin organize bir şekilde üretildiği başka bir bölgenin olmadığını ifade eden Köşger, Adana'nın bu alanda öncü olacağını dile getirdi. İklim koşullarından bağımsız bir üretim sistemi oluşturacaklarını belirten Vali, bu sistemin hem üreticilere hem de tüketicilere büyük fayda sağlayacağını söyledi. Ayrıca, projede kullanılacak suyun, hem deniz suyundan hem de tatlı sudan elde edileceğini ve bu suyun standartlara uygun bir şekilde arıtılarak kullanılacağını açıkladı.

Projenin ön tahsislerinin başladığını belirten Köşger, tamamlandığında Türkiye'nin kabuklu deniz ürünleri ithalatının yaklaşık 70 bin tonunun buradan karşılanabileceğini ifade etti. Bu durum, hem dışa bağımlılığı azaltacak hem de yerli üretimi teşvik edecek. Ayrıca, Sera Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde yıllık minimum 250 milyon dolarlık katma değerli ürün üretileceği öngörülüyor. Bu durum, gıda arz güvenliği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor ve Adana'nın tarımsal üretim potansiyelinin artmasına katkı sağlayacak.

Söz konusu projelerin altyapı çalışmalarının büyük bir hızla devam ettiğini belirten Vali Köşger, Sera Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'ndeki çalışmaların 31 Aralık 2023 tarihinde tamamlanacağını duyurdu. Bu süreçte, daha önce atıl durumda olan bir arazinin bataklık durumundan kurtarılarak tarıma kazandırılması sağlandı. Su basmaları ve sel olaylarına karşı alınan tedbirler sayesinde, bölgenin tarımsal faaliyetler için daha güvenli bir hale getirildiği ifade ediliyor. Bu durum, tarımsal üretimde sürdürülebilirliği sağlamak adına atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Projelerin sağladığı istihdam fırsatları da dikkat çekiyor. Vali Köşger, her iki bölgede çalışmaların tamamlanmasının ardından toplamda 8 bin kişiye istihdam sağlanacağını belirtti. Bu durum, bölgedeki işsizlik oranının düşmesine ve ekonomik canlanmaya katkı sağlayacak. Yerel halkın projelere olan ilgisi ve katılımı, ekonomik kalkınmanın yanı sıra sosyal açıdan da önemli sonuçlar doğuracak. Projelerin, bölgedeki tarımsal üretimi artırmasının yanı sıra istihdam yaratması, Adana'nın geleceği için umut verici bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Sonuç olarak, Adana'da hayata geçirilecek olan Su Ürünleri ve Sera Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri, bölgenin tarımsal potansiyelini artıracak ve ekonomik kalkınmaya önemli katkılar sağlayacak. İklim koşullarından bağımsız üretim imkanı sunan bu projeler, aynı zamanda istihdam yaratma açısından da büyük bir fırsat sunuyor. Adana'nın tarım sektöründe elde edeceği bu yenilikçi yaklaşım, hem yerel halkın yaşam standartlarını yükseltecek hem de ülke ekonomisine katkıda bulunacak. Bu projelerin başarıyla tamamlanması, Adana'nın tarımsal üretiminde yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor.