2026 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek için yapılacak görüşmelerin takvimi netleşiyor. Hükümet, işçi ve işveren temsilcilerini bir araya getirecek olan "Asgari Ücret Tespit Komisyonu"nun çalışmaları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın ev sahipliğinde başlayacak. Bu süreç, işçi ve işveren arasındaki sosyal diyalogun güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Asgari ücretin belirlenmesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da ekonomik koşullar ve enflasyon verileriyle doğrudan ilişkili olacak. Komisyonun ilk toplantısı, önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek ve burada süreçle ilgili ayrıntılar masaya yatırılacak.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, asgari ücretin çalışma hayatındaki en temel ücret seviyesini temsil ettiğini vurguladı. Işıkhan, tarafların ortak bir akılla uzlaşmasını sağlamak için sosyal diyalogun önemine dikkat çekti. Bu yılki görüşmelerin, işçi ve işveren temsilcilerinin taleplerinin dinlendiği, ekonomik verilerin değerlendirildiği ve sosyal adaletin gözetildiği bir platform olacağını umuyor. İlk toplantıda, işçi tarafını Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) ve işveren tarafını Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil edecek. Her iki taraf da görüşmelerde kendi perspektiflerini ve beklentilerini dile getirecek.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 yılı için belirlenecek yeni ücretle ilgili olarak toplamda dört toplantı yapmayı planlıyor. Bu toplantılarda, tarafların beklentileri, ekonomik veriler ve analizler detaylı bir şekilde ele alınacak. Komisyon, oy çokluğuyla karar alacak ve oyların eşitliği durumunda başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağladığı kabul edilecek. Bu süreçte, işçi ve işveren temsilcilerinin yanı sıra hükümetten de beşer temsilci yer alacak. Böylece, üç tarafın da sesi duyulacak ve asgari ücretin belirlenmesinde ortak bir zemin oluşturulacak.

Yeni asgari ücret rakamının 31 Aralık tarihine kadar belirlenmesi ve kamuoyuyla paylaşılması hedefleniyor. Bu, çalışanların önümüzdeki yıl için alacakları ücretin ne olacağını bilmesi açısından kritik bir tarih. Yeni belirlenen ücret, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek. Geçmiş yıllarda olduğu gibi, bu yıl da asgari ücretin belirlenmesi sürecinde ekonominin durumu, enflasyon oranları ve yaşam standartları göz önünde bulundurulacak. Bu nedenle, tüm tarafların görüşleri ve önerileri dikkate alınarak, adil bir ücret belirlenmesi amaçlanıyor.

Asgari ücretin mevcut durumu da görüşmelerin önemli bir parçası olacak. Halihazırda, bir işçi için aylık brüt asgari ücret 26 bin 5 lira 50 kuruş, net ise 22 bin 104 lira 67 kuruş olarak uygulanıyor. Ancak, asgari ücretin işverene toplam maliyeti 30 bin 556 lira 46 kuruşu buluyor. Bu maliyetin içinde brüt asgari ücretin yanı sıra sosyal güvenlik primleri ve işveren işsizlik sigorta fonu da yer alıyor. İşverenler açısından bu rakamlar, iş gücü maliyetlerini artırırken, işçilerin alım gücünü de etkileyen önemli bir faktör haline geliyor.

Vatandaşların asgari ücretle ilgili düşünceleri, bu sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor. Birçok çalışan, geçim sıkıntısı ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle asgari ücretin arttırılmasını bekliyor. İşçiler, asgari ücretin yeterli bir seviyeye çekilmesi gerektiğini ve hayat pahalılığı karşısında alım güçlerinin düştüğünü ifade ediyor. Bu durum, toplumda biriken tepkilerin ve beklentilerin artmasına neden oluyor. Asgari ücretin belirlenmesi sürecinde, işçi ve işveren temsilcileri, bu talepleri dikkate alarak bir uzlaşı sağlamaya çalışacaklar.

Sonuç olarak, 2026 yılı için asgari ücret belirleme süreci, hem işçi hem de işveren kesimi açısından büyük önem taşıyor. Bu süreç, sosyal diyalog ve uzlaşma ortamının güçlenmesi için bir fırsat sunarken, aynı zamanda ekonomik koşulların da göz önünde bulundurulmasını gerektiriyor. Asgari ücretin belirlenmesi, sadece çalışanlar için değil, işverenler için de önemli maliyet hesaplamalarını beraberinde getiriyor. Tüm bu etmenler, asgari ücretin belirlenmesi sürecinde dikkate alınacak ve tarafların ortak çıkarları gözetilerek en uygun çözüm bulunmaya çalışılacak.