Kent merkezinde yaşayan 36 yaşındaki işitme engelli ve bipolar hastası memur Ömer Çevik, dolandırıcıların hedefi oldu. Bir gün aniden 0800'lü bir numaradan gelen telefon, hayatını değiştirdi. Bu telefondaki ses, ona faizsiz kredi teklifi sundu ve bu durum Çevik’in dikkatini çekti. Ömer Çevik, sıfır bir araç almak için bu fırsatı değerlendirmek istedi ve dolandırıcıların verdiği talimatları izlemeye başladı. Ancak, bu süreçte yaşananlar, onun için korkunç bir deneyime dönüştü.

Dolandırıcılar, Ömer Çevik’i ikna etmek için çeşitli manipülasyon teknikleri kullandı. İlk olarak, Çevik’in maaş hesabının bulunduğu bankadan 500 bin lira kredi çekmesini sağladılar. Bu aşamada, Çevik’in güvenini kazanmak için kendilerine ait bir IBAN numarası göndererek, kredi ile birlikte ek hesabındaki paraların aktarılması için baskı yaptılar. Sonuçta, Çevik, toplamda 629 bin 585 lira transfer ederek dolandırıcıların tuzağına düştü. Bu süreç, onun için sadece maddi bir kayıptan ibaret kalmadı; aynı zamanda ruhsal durumunu da olumsuz etkiledi.

Olayın ardından, dolandırıcıların kendisinden kredi kartı bilgilerini istemesi üzerine, Çevik durumdan şüphelenmeye başladı. Bu aşamada, dolandırıcılara güvenmediğini ifade ettiğinde, telefon kapandı. Çevik, durumun ciddiyetini anladıktan sonra hemen bankaları arayarak hesapları üzerinde bloke koydurdu ve savcılığa suç duyurusunda bulundu. Bu olay, dolandırıcılığın ne kadar sinsi yöntemlerle gerçekleştirildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Dolandırıcılar, mağdurları manipüle etme konusunda son derece ustalaşmış durumdalar.

Ömer Çevik, yaşadığı süreci tüm detaylarıyla aktardı. Kendisine sunulan faizsiz kredi vaadiyle nasıl kandırıldığını anlattı. "Öncelikle bana 500 bin lira kredi çektirdiler. Ardından, çektiğim kredinin bir kısmını ve ek hesabımdaki parayı IBAN numarasına göndermemi istediler," dedi. Çevik, dolandırıcıların kendisine sağladığı bilgilerle nasıl yönlendirildiğini ve bu süreçte yaşadığı paniği de dile getirdi. Bu tür dolandırıcılıkların, özellikle engelli bireyler için ne denli tehlikeli olabileceğini vurguladı.

Olayın ardından 12 gün geçtiğini ve yasal sürecin devam ettiğini belirten Çevik, yaşadığı travmanın etkilerini hissettiğini söyledi. "Bu durum beni depresyona soktu. Günlük hayatımda yeme içme düzenim bozuldu, psikolojik olarak çöküntüye uğradım," diye konuştu. Çevik, dolandırıcıların yöntemlerinin giderek daha sofistike hale geldiğini ifade etti. "Daha önce 'hakim ve savcıyız' diyerek insanları dolandırıyorlardı. Ama bu sefer 'faizsiz kredi' vaadiyle dolandırıldım," dedi.

Baba Tayyar Çevik de olayın ardından karışıklık ve endişe içinde kaldıklarını ifade etti. Oğlunun yüzde 86 engelli raporu bulunduğunu belirten baba Çevik, "Çocuğumun bu duruma düşmesine çok üzülüyoruz. Diğer vatandaşların da bu duruma düşmesini istemiyorum," dedi. Tayyar Çevik, devlet yetkililerine çağrıda bulunarak, dolandırıcıların yakalanması için gerekli önlemlerin alınmasını istedi. Bu durumun yalnızca kendi aileleri için değil, tüm toplum için tehlike arz ettiğini vurguladı.

Bu olay, dolandırıcılığın ne kadar yaygın bir sorun olduğunu ve mağdurların karşılaştığı zorlukları gözler önüne seriyor. Özellikle engelli bireyler, zayıf durumları nedeniyle daha fazla hedef haline geliyorlar. Olayın ardından sosyal medya üzerinden birçok kişi, benzer deneyimlerini paylaşarak dikkat çekmeye çalıştı. Bu durum, toplumda dolandırıcılık konusunda bir farkındalık yaratma ihtiyacını da gündeme getirdi. Vatandaşların bu tür durumlara karşı daha dikkatli olmaları gerektiği konusunda pek çok uyarı yapıldı.

Sonuç olarak, Ömer Çevik’in yaşadığı bu acı deneyim, dolandırıcılığın ne kadar sinsi yöntemlerle gerçekleştirilebileceğinin ve toplumda bu konudaki farkındalık eksikliğinin önemli bir örneği oldu. Dolandırıcılara karşı alınacak önlemler ve bilinçlenme, sadece bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olarak öne çıkıyor. Bu tür olayların önlenmesi için hem devletin hem de bireylerin harekete geçmesi gerektiği aşikâr. Olayın sonucunda umarız ki sorunlarına çözüm bulunur ve engelli bireyler de dahil olmak üzere herkesin güvenliği sağlanır.