Antalya'da düzenlenen 23. Uluslararası Ev Eşyaları Zirvesi, Türkiye'nin ev ve mutfak eşyaları sektörünün uluslararası arenada ne denli önemli bir yere sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) ve Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) işbirliği ile gerçekleştirilen bu zirveye, 53 ülkeden 112 firma sahibi ve satın almacı katılım sağladı. Zirvenin amacı, Türk züccaciye sektörünün dünya pazarındaki konumunu güçlendirmek ve yerli firmaların uluslararası ticaretteki fırsatlarını artırmaktı. Katılımcılar, Türkiye’nin ev eşyaları ihracatındaki başarılarını ve karşılaştıkları zorlukları tartışarak, sektördeki gelişim stratejilerini belirleme fırsatı buldu.

Zirveye katılan ZÜCDER Başkanı Önder, Türkiye'nin ev tipi mutfak sektöründe geçen yıl yaklaşık 3,3 milyar dolar, endüstriyel mutfak sektöründe ise yaklaşık 3 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı. Bu rakamlar, Türkiye'nin uluslararası pazarda ne denli büyük bir oyuncu olduğunu göstermekte. Ancak, Önder, dünya genelindeki ekonomik durgunluk ve savaşlar gibi olumsuz koşulların, sektörü de etkilediğini belirtti. Bu bağlamda, Türk züccaciye sektörünün karşılaştığı zorlukların üstesinden gelebilmek için ihracatın artırılmasının önemine vurgu yaptı. Türkiye'nin bu zorlu süreçte nasıl bir yol haritası izleyeceği, sektördeki oyuncular için hayati bir konu haline geldi.

Önder, mevcut ihracat rakamlarını korumak ve artırmak adına Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projelerine ağırlık verdiklerini belirtti. Bu projeler çerçevesinde farklı ülkelere ticari heyet ziyaretleri düzenleyerek, yerli firmalarla yabancı alıcıları bir araya getirmeyi hedefliyorlar. Önder, şikayet etmek yerine fırsatları değerlendirmeye çalıştıklarını ve Türkiye'nin ev ve mutfak eşyaları sektörünün kendine has özelliklerini uluslararası platformda tanıtma çabası içinde olduklarını ifade etti. Bu hedefler doğrultusunda, sektörün potansiyelinin farkında olarak hareket ettiklerini ve katma değerli ürünler üretmeye odaklandıklarını vurguladı.

Sektörün ihracat potansiyelinin yanı sıra, kilogram başına ihracat değerinin Türkiye ortalamasının yaklaşık iki katı olduğunu belirten Önder, bu durumun Türk züccaciye sektörünün kaliteli ürünler sunduğunu gösterdiğini ifade etti. Türk firmalarının, dünya pazarında iyi bir konumda bulunduğunu ve ürettikleri ürünlerin her kıtada yer aldığını söyledi. Ancak, dünya genelinde Çin'in pazar payının büyük olduğunu belirterek, Türkiye’nin ihracat sıralamasında 6. ve 7. sıralarda yer aldığını, kilogram başına ihracat değerini artırarak ilk 5'e girmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi. Bu hedef, hem kamu hem de özel sektör işbirliği ile gerçekleştirilebilecek bir amaç olarak öne çıkıyor.

EVSİD Başkanı Talha Özger ise, sektördeki başarılı Türk markalarının uluslararası alanda daha fazla görünür olmasını amaçladıklarını dile getirdi. Türkiye’de üretilen ürünlerin farklı coğrafyalarda raflarda yer almasının kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Özger, Türk bayrağının 150'den fazla ülkede dalgalanmasının önemine vurgu yaptı. Bu yıl 3,5 milyar dolarlık bir ihracat hedeflediklerini belirten Özger, 2026 yılı için daha umutlu olduklarını ifade etti. Bu hedef, Türk züccaciye sektörünün global pazardaki rekabet gücünü artırma çabalarının bir parçası olarak öne çıkıyor.

Türk züccaciye sektörünün geçmişi, köklü bir geçmişe dayanmakta ve bu geçmiş, günümüzdeki başarıların temelini oluşturmaktadır. Uzun yıllar boyunca, Türkiye, züccaciye ürünleri konusunda önemli bir üretim merkezi haline gelmiştir. Yerli üreticilerin, kaliteli ve estetik ürünler sunma konusundaki kararlılığı, Türk züccaciye sektörünün uluslararası pazardaki imajını güçlendirmiştir. Bu bağlamda, sektördeki firmaların, yenilikçi ürünler ve tasarımlar ile pazar taleplerine cevap vermek için sürekli olarak kendilerini geliştirmeye çalıştıkları dikkat çekmektedir.

Sonuç olarak, Türkiye'nin ev ve mutfak eşyaları sektöründeki ihracat potansiyeli, uluslararası arenada önemli bir yere sahip. Sektör temsilcileri, zorlu ekonomik koşullara rağmen ihracat rakamlarını artırmayı hedefleyerek, Türkiye’nin global pazardaki konumunu güçlendirmek için çalışmalarını sürdürmektedir. Katma değerli ürünlerin üretimi ve uluslararası işbirliklerinin artırılması, sektörün geleceği için belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Türk züccaciye sektörünün, dünya pazarında daha fazla görünürlük kazanması ve uluslararası alanda daha fazla markanın yer alması, Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkı sağlayacak önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.